Cuma Hutbesi

Diyanet Cuma Hutbesi 4 Nisan 2025 “Anne Babanın Rolü”

Diyanet 4 Nisan 2025 Cuma hutbesi yayımlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 4 Nisan tarihli Cuma hutbesinin konusu "Güçlü Bir Toplumun İnşasında Anne Babanın Rolü" oldu.

Diyanet 4 Nisan 2025 Cuma hutbesi yayımlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 4 Nisan tarihli Cuma hutbesinin konusu Güçlü Bir Toplumun İnşasında Anne Babanın Rolü” oldu.

Cuma hutbesi ne zaman okunur? Bu haftaki 4 Nisan 2025 Cuma hutbesi yayınlandı mı, hutbenin tam metni nedir? Peki bu hafta hutbe ne zaman yayımlanacak? Bugünkü Cuma Hutbesinin konusu nedir, belli oldu mu? Hangi konu ve konulardan bahsedilecek? Cuma hutbeleri her camide aynı mı? Diyanet Hutbe ne demek!

Bu hafta Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 4 Nisan Cuma hutbesi Perşembe günü yayımlandı. Her hafta olduğu gibi Cuma Hutbeleri ve konusu Müslümanlar tarafından günün en çok merak edilen konuları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde tüm il ve ilçelerinde, yaklaşık 90 bin camide imamlar tarafından okunacak bu haftaki hutbesinin konusu da vatandaşlar tarafından yoğun ilgiyle takip ediliyor. İşte bu hafta tüm camilerde okunacak Cuma hutbesi konusu ve tam metni…

Cuma Hutbesi 4 Nisan 2025

4 Nisan tarihli (yarınki) Türkiye genelinde camilerde okunacak hutbesi Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı. İşte Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan Güçlü Bir Toplumun İnşasında Anne Babanın Rolükonulu Cuma hutbesi ve tam metni

Cuma Namazı ve Cuma Hutbesi / Friday Khutbas / خطب الجمعة​​​​​​​​​​ / Freitag Predigt

GÜÇLÜ BİR TOPLUMUN İNŞASINDA ANNE BABANIN ROLÜ

بِسْـــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Muhterem Müslümanlar!

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in huzuruna bir adam gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü! Mükâfatını Allah’tan bekleyerek hicret ve cihad etmek istiyorum.” dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s), “Annen ve baban hayatta mı?” diye sordu. Adam, “Evet, ikisi de hayatta.” deyince Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ona şu öğüdü verdi: “Öyle ise anne babana dön ve onların gönüllerini al.”[1]

Aziz Müminler!

Yüce Rabbimizin bize bahşettiği en kıymetli nimetlerden biri de anne ve babamızdır. Annemiz; gönlümüze şefkat ve muhabbet tohumları eken; bize, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırma şuuru kazandıran ilk öğretmenimizdir. Annemiz; aileyi ayakta tutan, evladına karşılıksız sevgi veren, insanlığa faydalı nesiller armağan eden rahmet ve merhamet nişanesidir. Babamız ise; hayatın zorlukları ve sıkıntıları karşısında sırtımızı yaslayacağımız ulu bir çınardır. Her türlü kötülüğe ve tehdide karşı sığınabileceğimiz güçlü bir kaledir.

Hülasa, anne ve babamız; sabırla bizleri geleceğe hazırlayan, yerleri asla doldurulamayacak mümtaz şahsiyetlerdir. Onlara saygı, Allah’a saygıdır. Onlara hürmet, Allah’a hürmettir.Duaları, cennetin anahtarıdır. İslam’a uygun meşru istek ve tavsiyeleri ise huzurun kaynağıdır. 

Kıymetli Müslümanlar!

Sorumluluk sahibi bir anne; Hz. İsmâil için bütün sıkıntıları göğüsleyen, onun maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak için koşuşturan Hz. Hâcer gibi olmalıdır. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimizi yetiştiren Ehl-i Beyt-i Mustafa’nın nadide goncası Hz. Fâtıma gibi olmalıdır.

Sorumluluk sahibi bir baba ise; “…Haydi yavrum gel, sen de bizimle birlikte gemiye bin…”[2] diyenHz. Nûh gibi evladını kötülüklerden kurtarabilmenin çabasında olmalıdır. “Yavrucuğum! Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır…”[3] tavsiyesi ile çocuğuna hesap verme bilinci aşılayan; “Yavrucuğum, namazını özenle kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelen musibetlere sabret…”[4] nasihatiyle onu namaza, iyiliğe, hakka ve hakikate davet eden; “…Yeryüzünde gururla, kibirle yürüme!… Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini de yükseltme…”[5] tavsiyesi ile de nezaket ve görgü kurallarını ona öğreten Hz. Lokmân gibi olmalıdır.

Değerli Anne Babalar!

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde,  وَإِنَّ لِوَلَدِكَ عَلَيْكَ حَقًّا “Çocuğunun da senin üzerinde hakkı vardır.”[6] buyurmaktadır. Dinimize göre; çocuklarımızı helal rızıkla beslemek, onlara Allah’ın razı olacağı güzel isimler vermek ve şefkatle muamelede bulunmakla yükümlüyüz. Onları; vatanını, devletini ve milletini seven; milli ve manevi değerlerine bağlı; hayırlı bir insan olarak yetiştirmekle mesulüz. Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in örnek hayatını onlara öğretmek, sahih dini bilgiyle onları buluşturup İslam ahlakıyla donatmak çocuklarımızın üzerimizdeki hakkıdır.

Kıymetli Müminler!

Bugün, çocuklarımız, dünya ve ahiretlerine zarar verecek çok büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. Yavrularımız; alkol, kumar ve uyuşturucu bataklığına, fuhuş tuzağına çekilmek istenmekte, zararlı akımlar ve batıl ideolojiler gençlerimizi esir almaya çalışmaktadır.  Dolayısıyla evlatlarımızın; Allah’ın razı olacağı bir kul, topluma ve insanlığa faydalı bir insan olmaları için daha çok çaba göstermeliyiz.

وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ  “…İyilikte ve takvada yardımlaşın, kötülükte ve düşmanlıkta yardımlaşmayın…”[7] emrine uyan, toplumsal huzuru ve barışı sağlayan bir nesil olmaları için daha fazla gayret göstermeliyiz. Özümüzle, sözümüzle ve davranışımızla çocuklarımıza örnek olmalı; onları, ilgimizden ve sevgimizden mahrum bırakmamalıyız. Unutmayalım ki, güçlü bir toplum inşa etmenin yolu; inancına, ibadetlerine, tarihine ve kültürüne bağlı, kutsal değerlere saygılı, namazlarını kılan, Allah’ın emirlerine uyan ve yasaklarından uzak duran bir nesil yetiştirme sorumluluğuna sahip anne baba olmaktan geçmektedir.

Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir miras bırakmamıştır.”[8]


[1] Müslim, Birr, 1.

[2] Hûd, 11/42.

[3] Lokmân, 31/16.

[4] Lokmân, 31/17.

[5] Lokmân, 31/18,19.

[6] Müslim, Sıyâm, 183.

[7] Mâide, 5/2.

[8] Tirmizî, Birr, 33.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Hutbeyi indir

04.04.2025 tarihli Cuma Hutbesini Türkçe, Arapça, İngilizce, Almanca metni, okunuşu ve PDF Formatında indir

Diyanet hutbe Cuma, dibbys, diyanet fetva, cuma hutbesi duası, cuma hutbesi arşivi, cuma hutbeleri pdf, Cuma hutbesi bugün, cuma hutbesi nasıl yapılır, nasıl okunur?

Cuma Hutbesi nedir?

Cuma Hutbesi, İslam dininde Cuma namazının önemli bir parçasıdır ve Cuma namazı öncesinde okunur. Hutbe, imam tarafından cemaate hitaben yapılan bir konuşmadır ve dini, sosyal ve ahlaki konuları içerir. Cuma namazı, İslam’ın farz kıldığı önemli ibadetlerden biridir ve hutbe, bu ibadetin ayrılmaz bir parçasıdır.

Cuma Hutbesi Ne Zaman Okunur?

Cuma hutbesi, Cuma namazından önce okunur. Cuma namazı, öğle vaktinde kılınır ve hutbe, namazın bir şartıdır. Hutbe olmadan Cuma namazı geçerli sayılmaz.

  • Süre: Hutbe, genellikle 15-20 dakika sürer. İki bölümden oluşur:
  • Birinci Hutbe: İmam, cemaate hitaben konuşma yapar.
  • İkinci Hutbe: Daha kısa olan bu bölümde, genellikle dua ve öğütler yer alır.

Cuma Hutbesinin Okunuş Şekli

  • Hutbe Öncesi: İmam, minbere çıkar ve cemaate selam verir. Ardından iç ezan okunur.
  • Birinci Hutbe: İmam, cemaate hitaben konuşma yapar. Bu bölümde genellikle bir ayet ve bir hadis okunur.
  • Ara: İmam, bir süre oturur ve ardından ikinci hutbeye başlar.
  • İkinci Hutbe: Daha kısa olan bu bölümde, dua ve öğütler yer alır.
  • Hutbe Sonrası: Hutbe bittikten sonra kamet getirilir ve Cuma namazı kılınır.

Cuma Hutbesinin Tarihsel Kökeni

Cuma hutbesi, Hz. Muhammed (s.a.v.) döneminde başlamıştır. Peygamber Efendimiz, Medine’de ilk Cuma hutbesini okumuş ve bu gelenek günümüze kadar devam etmiştir.

Hutbeler, İslam toplumunun bir araya gelip dini ve sosyal konularda bilgilendiği önemli bir vesiledir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

  • “Cuma günü hutbe okunurken kim ‘sus’ derse boş konuşmuş olur. Kim de boş konuşursa onun Cuma’sı yoktur.” (Buhari)
  • “Cuma namazı, hutbe ile farz kılınmıştır. Kim hutbeyi dinlemezse onun Cuma’sı yoktur.” (Ebu Davud)

Cuma Namazı Kaç Rekattır? Farz mı?

Cuma namazı; 4 rekât sünneti, 2 rekât farz ve 4 rekât da son sünnet olmak üzere toplamda 10 rekâttır. Her hafta Cuma günü cami ve mescitlerde kılınır ve erkeklere farz olan bir namazdır.

Cuma namazı farz-ı ayındır. İslam âleminde Cuma günleri Müminlerin bayramı olarak sayılmaktadır ve erkeklere farz olarak kılınmıştır. Kadınlar için Cuma namazı farz değildir.

Cumanın farzından önce, imam tarafından minberde hutbe okunur. Cuma hutbesi farzdır ve Hutbe okunmadan kılınan bir cuma namazı sahih değildir.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir;

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün